Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

Tuba ÇAKMAK


 

Dostluk, tarih boyunca insanın varoluşsal ihtiyaçlarının başında gelmiş; güven, dayanışma ve aidiyet duygularının en saf biçimde yaşandığı sosyal ilişki alanı olmuştur. Ancak günümüz dünyasında, özellikle dijitalleşmenin hız kazanmasıyla birlikte dostluk kavramı da köklü bir dönüşüm sürecine girmiştir. Artık dostluk, yalnızca fiziksel yakınlık ve ortak yaşantılar üzerinden değil; çevrim içi etkileşimler, anlık mesajlaşmalar ve sanal paylaşımlar üzerinden de tanımlanmaktadır.


 

Modern çağın sunduğu “sürekli erişilebilirlik”, dostluğu niceliksel olarak artırmış görünse de niteliksel bir sorgulamayı da beraberinde getirmiştir. Sosyal medya platformlarında yüzlerce “arkadaş”a sahip olmak, bireyin gerçek anlamda anlaşılmış ve görülmüş hissetmesini garanti etmemektedir. Aksine, bu durum zaman zaman yüzeyselliği derin bir yalnızlık duygusuyla birlikte üretmektedir. Günümüz dostluğu, bu bağlamda, kalabalıklar içinde yalnız olma hâlinin en belirgin tezahürlerinden biri hâline gelmiştir.


 

Öte yandan çağdaş dostluk ilişkileri, bireylerin yoğun yaşam temposu, kariyer kaygıları ve bireyselleşme eğilimleri nedeniyle daha kırılgan bir yapı sergilemektedir. Dostluk, artık uzun vadeli bir emek alanı olmaktan ziyade, çoğu zaman “uygunluk” ve “karşılıklılık” ilkeleri çerçevesinde sürdürülmektedir. Zor zamanlarda yan yana durabilmek, sessizliğe tahammül edebilmek ve beklentisiz bir paylaşımı sürdürebilmek, günümüz dostluklarında giderek daha nadir rastlanan değerler hâline gelmiştir.


 

Bununla birlikte, tüm bu dönüşümlere rağmen dostluk bütünüyle anlamını yitirmiş değildir. Aksine, çağın belirsizlikleri ve yalnızlaştırıcı yapısı içinde gerçek dostluk daha da kıymetli bir hâl almıştır. Bugün dostluk; sürekli iletişim hâlinde olmak değil, gerektiğinde ulaşılabilir olmak; her an birlikte olmak değil, ihtiyaç anında orada durabilmektir. Modern insan için dostluk, artık bir “zaman paylaşımı”ndan çok bir “anlayış ortaklığı” olarak yeniden tanımlanmaktadır.


 

Sonuç olarak, günümüz dostluğu nicelikten çok niteliğin belirleyici olduğu bir sınavdan geçmektedir. Dijital olanakların sunduğu hız ve kolaylık, dostluğu yüzeyselleştirme riskini barındırsa da bilinçli ve emek verilmiş ilişkiler hâlâ mümkün ve değerlidir. Gerçek dostluk, çağ değişse de özünü koruyan; güven, vefa ve samimiyet temelinde varlığını sürdüren nadir ama güçlü bir bağ olarak insan hayatındaki yerini almaya devam etmektedir.


 

Dergiler