Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

Okullardaki, Öğrenci-Ögretmen İlişkilerindeki Değişen Sosyolojik Yapı, Nedenleri ve Çözüm Önerileri

Okullardaki, Öğrenci-Ögretmen İlişkilerindeki Değişen Sosyolojik Yapı, Nedenleri ve Çözüm Önerileri

        Eskiden okula ilk başlayan çocuklar, okula verilirken veliler tarafindan, öğretmene; "eti senin, kemiği benim" diye okula verilirdi. Şimdilerde ise öğretmene; "çocuğuma bir zarar gelirse seni döverim" diyen veliler haline gelindi.Gene aynı şekilde öğretmenin yanından geçerken, öğretmenin karşısında,ceketini düğmeleyip hazırola geçen öğrenciler varken, şimdilerde ise;sanki yanından geçen öğretmen değilde, asker arkadaşı geçiyormuş gibi,hiç istifini bozmayan, sınıfta  ise; öğretmeniyle dalga geçen öğrenciler haline gelindi.Bu konuda, öğrencilerin öğretmenlerine karşı tutumlarında, toplumsal bir yozlaşma var.   

               Gelin hep birlikte okullardaki bu toplumsal yozlaşmanın sebeplerinin neler olabileceği ve neler yapılması gerektiğiyle ilgili konuları yazı içerisinde hep birlikte irdeleyelim.  

              Velilerin oğretmene söylediği,"eti senin kemiği benim" demek ne demekti?Bu benim çocuğumun kemiklerini kır demek miydi?  

             Hangi veli böyle birşeyi isteyebilirdiki?  

              O dönemin çocuklarının canı yokmuydu ki,bizzat,ailesi tarafından, öğretmene böyle birşey söylensin?  

              Bu çocuklar çokmu değersizlerdi acaba?  

               Bu soruların hepsinin cevabı kocaman bir:  

               HAYIIIRRRR...  

                Onlar değersiz değillerdi.Tam tersine çok değerlilerdiki, öğretmen çocuklarını disipline edebilsin ve topluma onları,en iyi şekilde kazandırabilsin diyeydi.Çocuklarının talim ve terbiyesinde, öğretmene karışmayıp, bu işi öğretmene bırakıp geri cekilmekti amaç...Veli geriye çekilirdiki öğretmen kendi bildiği şekilde işler işini,otorite öğretmende olurdu.  

               Şimdilerde nasıl yapıyoruz peki?  

                Öğretmen hakkında şikayet hatları kuruyoruz öğrenci ,öğretmenini şikayet edebilsin diye...Bu,öğrencinin gözünde, öğretmenin, sürekli suçlu olabileceği seçeneğini uyandırıp, öğrencinin, öğretmeninin açığını aramasına sebep oldu.  

              Hani okulda öğretmen, öğrencisi için anne-babası yerine değil miydi?Öğretmen öğrencinin düşmanımıki şikayet etsin öğrenci?Bu şikayet hattıda neydi?  

                Veliler geri cekilmeyip, neden bu kadar okula karışır oldular?  

                 Öğretmen,öğrenci ve velisinin elinde bir oyuncakmı oldu?  

                 Öğretmenler neden bu kadar değersizleştirildi?  

               Velilerin, Çocuk Yetiştirirken Yaptığı Hatalar Nelerdir

           1-Veliler çocuklarını yetiştirirken kendi aralarında eğitim ve maddi yönden yarış yapıyorlar...Benim çocuğumun dersleri diğerlerinden daha önde olsun, diğerlerinde ne varsa aynısı benim çocuğumda da olsun.Aman benim  çocuğum arkadaşlarından geri kalmasın...Bu geri kalmasın anlayışı nerede son bulacak,bu yarış nerede bitecek?  

           2- Çocuk yetiştirirken, bazı  anne ve babalar ortak hareket etmiyorlar. Bu konuda her iki tarafta ortak emek verip,ortak hareket edebilmeli.Anne baba arasında çocuğa karşı tutumda, uyum yoksa çocuk bocalıyor,ne taraf işine gelirse o tarafa göre şekil alıyor.Annenin hayır dediğine baba evet derse veya tam tersi durum olursa çocuk hangisinin söylediği çıkarına uyarsa,çocuk, onu yapıyor. Öyle olunca karaktersiz, çıkarcı, duygusuz, doğruyu-yanlışı ayırt edemeyen çocuklar ortaya çıkıyor.   

           3- Çocuk yetiştirmede,anne veya babadan birinde ruhsal bozukluk varsa, çocuk o ebeveynin bozukluğuna göre yetişebiliyor.Özge Can'a tecavüz edip babasıyla birlikte öldüren oğlanın annesinin söyledikleri aklıma geldi. "Babası zalim idi bende bu yüzden boşandım ondan. Boşandıktan sonra çocuğu bana vermedi, babasının yanında benim oğlumda zalim yetişti,bu tür davranışlar ona normal geldi, benim yanımda olsaydı böyle zalim yetişmez di" dediğini anımsıyorum.  

           4- Günümüzde çocuklar, ailelerin elinde birer kral  haline geldi, kral muamelesi yaptık çocuklara,onlara hayırın ne olduğunu öğretemedik, onları zalim yaptık.Gunumuzde, çocukların her istediği yapılır oldu, hatta çocukları diğerlerinden geri bırakmama adına her yönden bir yarışa girdik,bir dediklerini iki etmedik... Öyle olunca ne saygı kaldı ne sevgi.. Bütün değerleri yitirdi çocuklar...   

           5-Çocukları, sınav kazanmaları için birer duygusuz  robot haline getirdik.Aman ders çalışsında hiçbir şey yapmazsa yapmasın dedik...Hal böyle olunca ne ev işlerinden anlayan bir kız çocuğu,nede evinin tamirinden veya evinin  eksiğini tamamlayabilecek ev erkeği yetiştirebildik…!

           Dolayısıyla evlerde bu şekilde yetiştirilen çocuklar,okullardaki öğretmenlerini de saymaz oldular.Hatta saymamanın ötesinde, öğretmenle dalga geçen,ona aşağılayıcı davranışlar sergileyen ve hatta ve hatta ne yazıkki günümüzde olduğu gibi öğretmeni öldüren nesiller oldular...  

         Peki,Tüm Bu Şebeplerden Dolayı Oluşan Sosyal Bozulmaları Düzeltmek İçin Neler Yapılabilir?  

           1-Okullardaki,okula veli müdahelesini önleyebilmek için,velilerin okul bahçesinden içeriye girmeleri yasaklanmalı.  

          2-Öğretmen şikayet hattı kaldırılmalı.Varsa sorunlar,okul idaresi ve veli arasında çözülmeli.Eğer sorun okulda çözülemeyecek kadar büyükse,bireysel olarak kanunlar nezdinde çözülmeli.  

           3-Öğrencilerin, öğretmenleri değersizlestiren ve öğretmene zarar veren davranışları(öğretmen affetse bile)ağır ceza kanunlarıyla cezalandırılmalı.  

          4-Veliler arasındaki çocukları için her türlü rekabeti(başarı, gösteriş merakı vb...)ortadan kaldıracak ve çocuklarını doğal hayata en doğru şekilde nasıl hazırlanmaları gerektiği üzerine veli bilgilendirme seminerleri yapılmalı.  

          5-Ailelere, işin uzmanları olan(psikologlar,psikiyatristler,sosyologlar) aracılığıyla doğru anne-baba nasıl olunur ve anne-baba ortak tutumları nasıl olmalıdır şeklinde sağlık bakanlığı ve eğitim bakanlığı aracılığıyla eğitimler verilmelidir.  

             Tüm bu saydığımız çözüm önerileri yerine getirilirse,belki bir nebze okullardaki sorunlara çözüm bulabiliriz.Yoksa,koca bir nesil,sosyal çürümüşlüğün arasında kaybolup gidecektir...


 

            

             

Dergiler