İnsan nedir?
Arapça ‘’ins’’ kelimesinden türetilmiştir. "Beşer, insan topluluğu" anlamına gelen ins, daha ziyade insan türünü ifade etmekte olup bu türün erkek veya dişi her ferdine ‘’insî/enesî ‘’ yahut ‘’insân’’ denmektedir. "İnsan ahdini unutması sebebiyle bu ismi almıştır" şeklindeki rivayete dayanırlar.
Kur'ân-ı Kerîm'de altmış beş yerde insan, on sekiz yerde ins, bir yerde de insî geçmektedir. Ayrıca bir âyette enâsî, 230 yerde nâs şeklinde çoğul olarak yer almaktadır. Kur'an'da insan bütün yönleriyle ele alınmış, konuyla ilgili âyetler onun yaratılışı, mahiyeti ve gayesini bir bütünlük içinde temellendirmiştir.
İnsanı başka yaratılmışlardan özel ve farklı kılan akıl, düşünce ve vicdan melekeleridir. Sokrat, sorgulanmayan hayatın yaşamaya değer olmadığını vurgular. Sorgulamadan, irdelemeden yaşadığımız her an bizi hakikat çemberinin dışına doğru iter. Eckhart Tolle ‘nin söylemiyle var olan gerçek şudur ki; “İyi bir insan olmak, iyi bir insan olmaya çalışmakla değil, içinizde zaten mevcut olan iyiyi bulmakla ve bu iyiliğin ortaya çıkmasına izin vermekle mümkün olabilir” derken bakmamız gereken doğru merkezi işaret eder.
BENLİK KAVRAMI
Her insan, yaratılışı gereği “mükemmel” olmasına karşın, çoğumuz bu mükemmelliğimizin farkında değiliz. İnsanın, mükemmelliğini algılaması ve hayata geçirmesi için, öncelikle “kendisini tanıması” ve “tanıyabildiği kendini bilmesi” öğrenmesi ve gerçek “Kim’liği‘’ ile buluşması gerekmektedir. Çağımızın düşünürlerinden Sponville, “Kendini tanımak; hayran hayran kendini seyretmek demek değildir. İnsanın hem ne olduğunu, hem de ne olması gerektiğini araştırmasıdır. Nasıl düşüneceğini, nasıl yaşayacağını, nasıl mutlu olacağını kendine sormasıdır.
Benlik kavramı, insanın kendi benliğini algılama ve kavrama biçimi olarak tanımlanır. Benlik, kişinin kendisini ayrı bir birey olarak anlama, algılama, tanımlama deneyimidir. İnsanlardan gelecek olumlu- olumsuz tepkilere kişi kendine verdiği değeri koruyabilmesi ve fıtratındaki kendi kimliğiyle var olabilmesi için gerek duymaktadır. Bireyin öznel bütünlüğü, bilinçsel ve ruhsal bütün işlemleri ben kavramıyla dile getirilir. Ruhbilimi’nde bilincin özdeşidir. Öznel idealist sistemler, bütün nesnel ve toplumsal olguları ben’e indirgerler.
Ben kavramı kişiliğinizle biz olabilmek ölçüsüdür, ben’le biz olabilmek. Yoksa egolarınızla sizden başkalarını yok saymanız değildir. Kendi kimliğiniz, öz saygınızla ve değerlerinizle, toplumla biz olabilmek önemlidir. Sağlıklı toplumlar sağlıklı bireylerin varlıklarıyla yaşarlar. Yeryüzü bahçesinde türlü türlü çiçeklerin farklı tonlarıyla hayatı temaşa edebilmeliyiz. Dikeninden dolayı nasıl gülden vazgeçmiyorsak, ölmeye yüz tutmuş bir çiçeği nasıl yaşatma gayretinde oluyor ve atmıyorsak, insanı yaşatmak içinde daha bir hassasiyetle bu bahçenin bahçıvanları olarak görevini yerine getirme gayretinde olalım.
İNSANIN YOLCULUĞU
Sorduk mu hiç kendimize, hangi dağın eteklerinde hangi rüzgârların yellerine kapıldık gidiyoruz? Kaç yıllık ömrümüz var, çok uzun yaşayacağımıza dair bir senet var mı elimizde? Kaç hikâyeyi yaşarız, kaç hayat sığar ömrümüze? Bütün hayalleri, bütün arzuları gerçekleştirebilir miyiz? Sığar mı tüm arzularımız algılardan ibaret olmuş dünyaya?
Ne güzel bir sesleniş ne naif bir hissediş, kulak verelim Kemal Sayar’ın satırlarına: Büyüğün küçüğü yendiği bir dünyadan, hızlının yavaşı yuttuğu bir dünyaya doğru gidiyoruz. Afrika kültüründe söylendiği gibi, ”O kadar hızlı gidiyoruz ki ruhlarımız arkada kalıyor.”
Oysa farklı coğrafyalarda farklı dünyaları yaşasak da aynı kalp ritmiyle atan insanlar olmamız mümkündür. Özlük macerasında özünde kalabilen bireyler, yaratılışının hammaddesi merhamet yumağından gönül hırkaları örebiliriz… Ağaçta ormanı gör, ormanda ağacı gör felsefesiyle çıkalım gönül yolculuğuna. İnsan olmakla başlayan serüvenimiz insan kalarak nihayet bulsun. İnsanlık yolunda deli divane olan bireyler hakikat sahnesinde asla unutulmayacaktır…
Görevimiz insan olmak ve insan kalmak, tüm olumsuzluklara tüm zorluklara rağmen. Kalabalıklar içinde insana hasret kalmadan ümit ve sevgiyle yapraklarını açan, unutma beni çiçeği kadar zarif ve naif bir yürek ekseninde yaşayabilmek duasıyla selamlar…
ŞÜHEDA DERYA BARIŞ