Uyuşturucuyu Reddet Hayata Devam Et

  • Sosyal Röportaj Kategorisi
  • 28 Aralık 2020 Pazartesi Yayımlandı
  • 123 Kez Okundu
Uyuşturucuyu Reddet Hayata Devam Et

www.sosyologdergisi.com

Merhaba Fatih Bey, Madde Bağımlılığı İle Mücadele Derneği Genel Sekreteri olarak birçok anlamlı çalışmalarda adınızı duyuyoruz. "Hayatın Kalbi Derneği" temsilcisi olarak bizimle gerçekleştireceğiniz röportaj için çok teşekkür ediyorum. Tecrübeleriniz bizim için önemli. Hemen aklımdaki sorularla başlamak istiyorum.

1-Madde bağımlılığının nedenleri nelerdir, açıklar mısınız?

Madde kullanımının sosyolojik, psikolojik ve fizyolojik birçok nedeni vardır. Günümüzde madde kullanımı, gençler arasında. bir sosyalleşme aracı olarak kullanılıyor. Farklı arkadaş gruplarında ayrıcalık ve popülarite kazanma motivasyonu ile madde kullanımı yaygınlaşıyor. Kişinin normal hayatta elde edemediği duygu durumu, madde kullanımı sonrasında gerçekleşiyorsa ki ‘’geçici sevinç-motivasyon ve özgüven gibi’’ bu durum da madde kullanımını pekiştiriyor. Ailenin genetiği ya da yaşam tarzı da fevkalade önem arz ediyor. Ailesinde madde kullananların olduğu bireylerde, bağımlılık oranı nerdeyse on kat artıyor. Aynı şekilde  aile ilişkileri bozuk bireylerde kişi, sosyal desteğini ve kişilik gelişimini dışarıda ve yanlış kişilerden sağlamak durumunda kalıyor. Aile içinde bir takım sosyal ihtiyaçlarını karşılayamayan, sıkıntılarını aile içinde ifade edip çözüme kavuşturamayan gençler bu ihtiyaçlarını arkadaş ortamlarında karşılamaya çalışıyor. Bu durum, ortamına göre kişinin zararlı alışkanlıklar edinmesini hızlandırıyor. Bu aşamada arkadaşlarının niteliği, madde bağımlılığını belirleyen temel etkenler arasında gösterilebilir.

2-Aileler, çocuklarının madde bağımlısı olduğunu nasıl anlayabilirler? 

Kişinin son zamanlarda normal aktivitelerinde, aile ilişkilerinde ve fizyolojik yapısındaki değişiklikler önemli belirleyicilerdir. Örneğin, eskiden yapmadığı bir takım davranışları yapmaya başlamışsa yani eve geç gelme, evde bir odaya geçip tek başına oturma, aşırı para harcama, sık yalan söyleme söz konusu ise yine sinir, aşırı tepki ve uyku düzeninde değişiklik gözlemleniyorsa  aileler dikkatli olmalıdır. Bunun yanında iştah bozuklukları, gözlerde kanlanma, devamlı grip hali, konuşmada peltekleşme ve fiziksel aktivitelerde azalma gibi fizyolojik belirtiler de dikkat edilmesi gereken hususlardandır. 

3-Ülkemizde madde bağımlılığı kaç yaş aralığında gözlemlenmektedir? Bağımlılığın yaygınlık oranı hakkında neler söylemek istersiniz?

Ülkemizde yapılan araştırmalarda toplumun yaklaşık %3 ünün hayatının bir döneminde en az bir kez madde kullanımını deneyimlediği ve bu kişilerin yaklaşık 1/5’inin ise bağımlı olduğunu söyleyebiliriz. Maalesef son yıllarda bu veriler kaygı verici şekilde artmaktadır. Madde kullanımı her yaşta görülmekle birlikte genel itibariyle 17-25 yaş arası bireylerde aşırı risk göstermektedir. Bağımlılık yaşının ülkemizde 13 yaşlarına kadar düştüğü görülüyor. Lise ve üniversite çağındaki gençlerimizde ise genel tehlikeyi oluşturmaktadır.

      4-Bahsettiğiniz bu riskli 17-25 yaş evrelerinde, ailelerin çocuklarıyla olan iletişimleri ve tutumları nasıl olmalıdır? Ve ne gibi hususlara dikkat etmelerini tavsiye ederiniz?      

  Öncelikle aile, çocuklarının sosyalleşme süreçlerinde yanlarında olmalıdır. Kişilik gelişimlerine müspet katkılar sağlamalıdır. Devamlı tenkit ve başarısızlık söylemleri, başka çocukların model ve örnek gösterilmesi, kabiliyetlerinin fark edilmemesi ya da görmezden gelinmesi hatalı yaklaşımlardan biridir. Bununla beraber sosyal ihtiyaçlarını karşılamada aile, çocuklarını sadece arkadaş çevresine mecbur bırakmamalı, onlarla kaliteli vakit geçirerek sosyal aktivitelerde de rol almalıdır.

5-Uyuşturucunun yan etkilerinden bahseder misiniz? Özellikle madde kullanımı bireyin sosyal hayatını nasıl etkiler? 

Uyuşturucular çeşitlerine göre çok geniş yelpazede yan etki oluşturur. Başlıca; sarhoşluk hissi, aşırı neşe hali, sinirlilik, gerçeklikten kopma yani hayal dünyasına girme, uyuşukluk, mide bulantısı, kabızlık gibi belirtilerdir. Bunların yanında uzun dönemde kalp ve böbrek problemleri, beyin hasarına bağlı zeka ve davranış değişiklikleri hatta ölümler söz konusudur. Son bir sene içinde yaklaşık 1000 den fazla uyuşturucu kullanımına bağlı ani ölüm kayıt edilmiştir. 

Uyuşturucu kullanan bireyin sosyal hayatı uyuşturucudan ibarettir. Kişinin bütün vakti uyuşturucu temin etmek ve gerekli parayı bir şekilde bulmakla geçer. Yüksek maliyetli bu alışkanlık, kişiyi maalesef hırsızlık, uyuşturucu satma, fuhuş gibi gayr-i ahlaki ve yasadışı durumlara itmektedir. Zaman içinde kişi ne ailesini ne diğer sevdiklerini umursar. Annesi- babası, sevdiği uyuşturucu olur artık. Bu süreçte kişi, ailesinden ve çevresinden iyice uzaklaşır. Çevresi artık sadece satıcı ve kullanıcılardan ibaret olur.

6- Tedaviye ikna etme süreçlerini anlatır mısınız?  Bağımlıların bakış açısından durumu değerlendirebilir miyiz?

Bağımlılık tedavisinde ana esas, kişinin madde kullanımını bırakmak istemesidir ve yaptığı işten pişman olmasıdır. Kişi kendisinde bir zarar görmediği zaman madde kullanımını bırakmıyor. Burada öncelikle yapılması gereken şey, kişiye maddenin zararlarını uygun bir yaklaşımla göstermektir. Bağımlılar genel olarak madde kullanımlarına uygun gerekçeler ortaya atarlar. Bu gerekçeleri aile ve tedavi ekibi, işbirliği ile bertaraf etmelidir. Aile ve tedavi ekibi, kişi ile güvenli bir ilişki kurmalı ve kendisinin iyiliğini istediklerini hastaya hissettirmelidir. O zaman bağımlının tedavi motivasyonu oldukça artıyor. 

8-Bağımlılıkta sosyal çevrenin etkisi nelerdir? Bağımlı kişilerin bağımlılıktan kurtulmaları için arkadaş çevrelerini değiştirmeleri ne derece mühimdir?

Şöyle ifade edebiliriz. Sosyal çevre karakterimizin oluşmasında önemlidir. Dolayısıyla çevrenin seçilmesi aslında geleceğimizin de bir anlamda seçilmesidir. Nihayetinde şu Hadis-i Şerif bu hakikati şöyle özetler ‘’İyilerle beraber olan iyi, kötülerle beraber olanda kötü olur’’. Bağımlı kişiler açısından da durum aynıdır. Eğer tedavinin başında veya sonrasında kişi, eski çevresine geri döner ya da bir şekilde irtibatını devam ettirirse bağımlıktan kurtulma durumu zorlaşabilir. Hem doktorlarımızın hem de manevi rehabilitasyon sürecinde ki münevver kişilerin en önemli tavsiyesi de bu yöndedir. ’’Sizi bu alışkanlığa sevk eden kişi ya da çevrelere geri dönmeyin.’’

9-Madde bağımlılığı tedavisinde kullanılan yöntemler nelerdir?

Madde bağımlığında temel tedavi, iki aşamalıdır. Birinci aşama kişiyi maddeden arındırma ve madde kullanımının sonlandırılmasının akabinde ortaya çıkabilecek yoksunluk belirtilerinin tedavisi dönemidir. İkinci aşama, kişinin tekerrür eden madde kullanımını engelleyecek rehabilitasyon sürecidir. Geleneksel olarak madde kullanımının tedavi süreci, eski zamanlardan bu yana bu şekilde devam etmektedir. Osmanlı zamanında tedavi ise maddeye yaklaşımın engellendiği ortamlarda, ilaç takviyeleri ile gerçekleşirdi. Rehabilitasyon fazında ise tasavvufi öğeler ön plandaydı. Yani manevi rehabilitasyon, psikolojik ve sosyolojik seanslar uygulanmaktaydı.

Uyuşturucu Bağımlılığından kurtulma sürecindeki beş temel esası da vurgulamak isterim. Farkındalık ve karar, motivasyon, fırsat azaltma, rehabilitasyon ve yeniden sosyalleşmedir.

10-Özellikle uyuşturucu ile mücadelede ailelerin dikkat etmesi gereken hususlar nelerdir?

Çocuğunuzla ilgili; gittiği yerlerden haberdar olun.  Arkadaşlarını tanıyın.  Davranış değişikliklerinin nedenini öğrenmeye çalışın. Harcamalarını kontrol edin ve gerekenden fazla para vermeyin. İsteklerini sınırsız bir şekilde yerine getirmeyin. Temizlik alışkanlıklarını gözlemleyin. Okuldaki durumundan haberdar olun. Yalanlarına göz yummayın. Onlarla arkadaş olmayın, ancak açık içten ve samimi bir ilişki geliştirin. Kaba davranmayın, şiddetten uzak durun.

 

Hocam, bize ayırdığınız kıymetli vaktiniz ve faydalı bilgileriniz için minnettarım. Saygılarımı sunarım.

Bu keyifli diyalog için ben teşekkür ediyorum Sema Hanım.

 

 

Hazırlayan : SEMA AYDIN

Son Güncelleme Tarihi : 28.12.2020 18:43:26
Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
    Yorum Yaz
Yazı Paylaş
Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz