YETEBİLMEK..

YETEBİLMEK …..

İnsanoğlu hayatı boyunca bulunduğu her ortamda gerek aile hayatında, gerek iş hayatında gerekse de diğer sosyal hayatında hep bir kendi kendine yetebilmek gayreti ve koşturması içerisinde olur.

Yetebilmek; ihtiyaç olanı, gerekli olanı bulup tedarik etmek ve ihtiyacı giderebilmek demektir. Kişinin sorumluluklarını yerine getirebilmesi, üzerine düşeni hakkıyla yapabilmesidir.

Yetebilmek kavramını, kişinin hayatında içinde bulunduğu ortamları doğumdan ölüme kadar geçen süre olarak düşündüğümüzde, farklı evreler ve ortamlar için ayrı ayrı ele almak doğru olacaktır.

Toplumun temeli olan aile kurumu kişilerin içinde var olduğu evrelerden sadece bir tanesidir. Aile içerisinde bireylerin bulundukları statüler gereği farklı yetebilmek kaygıları olur.

Baba, her şeyiyle evin ihtiyaçlarını tedarik etme, evin kirası, çocukların okul masrafları vb.. gibi konularda kendisini asıl sorumlu olarak görür ve bu ihtiyaçlar çerçevesinde çaba gösterir.

Anne gerek ev ile alakalı gerekse de çocuk ve eş ile alakalı olan her konuda üzerine düşen vazifelerini başarı ile yerine getirmek için çalışır ve emek harcar. Son yıllarda kadınların çalışma hayatında daha aktif rol almasıyla birlikte ailede başkaca sorumluluklar üstlenirler ve bu sorumlulukları da yerine getirmek için enerji harcarlar ve dolayısı ile bu uğurda da çaba gösterirler.

 Çocuk öğrenci ise öğrenciliğin verdiği sorumluluk ve beklentilere cevap konusunda, öğrenci değilse meşgul olduğu diğer konularda kendisinden beklentilere cevap verme gayretinde olur.

 

Başka bir evre olarak, bireyin yaşamında çalışma hayatı yaşam sürecinin önemli bir bölümünü kapsar. Öyle ki,  insan yaşamının yaklaşık üçte biri çalışarak geçer. Dolayısı ile bireyin yetebilmek için en çok çalışıp çabaladığı ortamların başında iş hayatı gelir.

 

 İş hayatında pozisyon gereği çalışanlardan iş ile alakalı farklı beklentilerin olması doğaldır. Kişi bulunduğu konum gereği işin patronu veya sorumluluk makamında bir amir pozisyonunda olabilir. Bu durumda olan kişilerden beklenti, iyi bir yöneticilik performansı ve bu vasfı ile içinde bulunduğu kurumu daha ileriye taşıma gayretinde olmasıdır. Çalışan işçiden beklenti de çalıştığı kurumda bulunduğu süre içerisinde kuruma daha verimli olabilmesidir. Kurum içinde kişinin statüsü ne olursa olsun beklentiler karşılıksız kaldığında kişinin yeterliliği o kurum içerisinde sorgulanır hale gelir.

 

Aile hayatı ve iş hayatı dışında da kişinin yetebilmek adına çalıştığı ve çabaladığı durumlar var olabilir, ve örneklemeler çoğaltılabilir.

Her ne kadar yetebilmek kavramı ilk duyulduğunda zihinlerde maddiyat olarak yetebilmek algılansa da, aslında manen ve ruhen de kişinin yetebilecek kapasitede olması gerekir. Tek başına, dünyalık maddi ihtiyaçları karşılayabiliyor olmak yetebilmek manasına gelmez. Çünkü bireylerin maddiyat ile karşılanamayacak talepleri ve ihtiyaçları da vardır.

Günümüzde ruhsuz ve duygusuz yetişen bir neslin var olduğu gerçeği herkesçe bilinen bir gerçektir ve bu durum gerek aile ortamında gerek de eğitim kurumlarında bu güne kadar uygulanagelen maddeci eğitim sisteminin bir sonucudur.

     Ortaya çıkan bu olumsuz durumun giderilmesin de,  yine aile ve eğitim sistemindeki yapılacak iyileştirmeler ve düzenlemeler önem arz etmektedir. Aile hayatında aile reisinin yetebilmesi, yetiştirdiği çocuğa dünya saadetine, huzuruna ve zenginliğe ulaşmanın yollarını anlatırken manevi, duygusal ve ruhsal zenginliğe de nasıl ulaşacağını anlatabilmesi ile mümkün olur. Çocuk yetiştirirken çocuğuna manen de bir şeyler öğretme gayretinde olan, aynı zamanda bilgi, tecrübe ve donanım olarak da kapasiteli ebeveynler olmak gereklidir. Ancak işte bu durum da aile reisi gerçek manada yetebilmekten bahsedebilir.

     En nihayetinde kendine yetebilen insan; gerek dünyalıkları için gerekse ahretlikleri için çalışıp çabalayan, kendisinden beklenen beklentilere hem aile hayatında, hem iş hayatında hem de sosyal hayatta cevap verebilen insandır. Her zaman ve her koşulda kendi kendine yetebilen insan güçlü insandır, beşeri dünyada çalışkan ve başarılı, uhrevi dünyada da salih ve mümin bir kuldur.

 

 

 

 

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz