TOPLUMSAL DİNAMİZM

SOSYOLOG YETİŞMİYOR MU?

Haydi bu popülist sayılabilecek sorumun cevabını yazımızın sonuna bırakarak salgın, küresel ısınma, siyaset ve sair olaylar zincirinin de etkisiyle bu aralar fazlaca rüzgârlı olan düşünce dünyamızın sularına hep birlikte yelken açalım. Bakalım pruva istikametimiz bizi nerelere götürecek?

İngiliz Tarihçi Arnold J. Toynbee (1889-1975), "Herhangi bir zamanda, herhangi bir ülkede, herhangi bir zihin tarafından yaratılmış en büyük tarih felsefesinin sahibi" (1) diye söz eder Sosyolog Dergimizin önceki sayısında tanıttığımız İbn-i Haldun’ (1332-1406) dan bahsederken. Öyle ya yadsınamaz bir hakikat ki sosyoloji dünyasında ilk temel taşlarını koyan, sosyolojinin habercisi-öncüsü olan bir bilim insanıdır. Bu cümleyi birkaç kez tekrar ederek okuduğunuzda zaman ve mekân ile sınırları kaldırılmış bir gerçeklik hissedersiniz.

Ya bu gerçeklik? Uzak ve yakınının, yanlış ve doğrunun, adalet ve zulmün hatta arzu ve vurguyla “AŞK” ve nefretin, bir kare görüntü, bir tıklama veri, bir sanal dünya bombardımanı ile tarumar edildiği günümüz dünyası için ne kadar anlamlıdır?

“Bak gördünüz mü size söylemiştik” diyen bir “Nihilist” için en güzel hediye bir hamster çarkı olsa gerek. Havanda su dövmek, suya yazı yazmak, buzdan kale inşa etmek gibi.
 

İbn-i Haldun’la başlayan süreçten bugünlere son bir asırda coğrafyamızdan yetişmiş sosyologlara bakınca bir elin parmaklarını geçmeyen bilim insanları ve eserlerini görüyor, hayatlarını ve eserlerini incelediğimizde batı dünyasının ürettiklerinin devşirilerek sentezlenmesi ya da başta beliren özgünlük rotasının yol aldıkça bağımlılığa saptığı aktarım ve eğilimlere rastlayabiliyoruz.

Türkçülük (Milliyetçilik), Kemalizm, Sekülerizm, Modernite, Batılılaşma (Muassır Medeniyet), Din-Anadolu-köy-şehir ve toplumsal değişim gibi farklı sosyoloji yaklaşımlarının fikir babası sosyologlarımız karşımıza çıkmaktadır:

Ziya Gökalp, Prens Sabahaddin, Hilmi Ziya Ülken, Behice Boran, Mümtaz Turhan, Baykan Sezer, İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, İbrahim Yasa, Şerif Mardin, Nurettin Topçu, Nilüfer Göle ve ismini sayamadığımız diğer büyüklerimiz.

Her biri bugün itibariyle otorite sayılabilecek isimlerden sonra bizim içimizden çıkan ama batının sosyolojisinden alınan, batı tandanslı kodlamalara sadakat ve batı menşeili  kelimeleri kullanarak toplum çıkarları adına söz söyleyemeyen, söylemeye çalışanların ise yok sayıldığı bir sosyoloji geçmişimizin olduğunu kabul etmemiz gerekir dersek fazlaca iddialı bir söylem mi olur? Yoksa toplumsal sorunların çözümü için cesur bir yüzleşme mi?

Şu Hamster Çarkı ile Dönme Dolap arasında boyut dışında işlev ve netice açısından pek bir fark yok. Çünkü ilerleme de yok. Ancak konumuz ‘Sosyologların Sorunları’ ise problem çok.

Sosyoloji temelde, bilgi birikimidir. Geçmişi geleceğe köprü yapar. Tercüme ile aktarmacı bir yaklaşımla ve batı kuramlarını temel alarak yaşatılan Türk Sosyolojisi intihal bilim alanı olmaktan öteye gidemeyecektir. Nedenlerin sorgulanması istenmeyen sonuçların alınmasına en etkili engel olacaktır.

Siyasetin temel faktör olduğu 100 yıllık Türk sosyolojisindeki asıl ayrışma; Batı sosyolojisi aktarıcılarıyla Türk toplumunun dünya ve tarih içindeki sözüne sahip çıkmak isteyenler arasındadır.(2)

Türk Sosyolojisinin batı ekseninde dönen bir dönme dolapta niçin sürekli dönüp durduğuna dair en güzel tasvir bu olsa gerek belki de.

Sonuç olarak, bize “göz hizamızdan ve bizim gibi bakan”, eylemi ve söylemi ile bize ait olan, atalarımızdan gelen toplumsal mirası bizden sonrakilerin idrâkine sunabilecek, kuram, sentez ve çözümlemeleri bugünden de ötelere çareler olacak, ilmi, aklı, vicdanı hür İbn-i Haldunlar yetiştiremediğimiz sürece dönme dolap sepetlerinde işlenmiş kahve eşliğinde sorunlarımızı konuşmaya daha çok devam edeceğiz.  

"İşte bu nedenle 4.sayısıyla size ulaştığımız dergimiz SosyoLOG bu anlamda bir kırılma noktasıdır."

 

Zafer Cebeci
Eğitimci Sosyolog-SMMM

 

 

  1. Toynbee, Arnold J. (1934). Bir Tarih Çalışması Cilt III Medeniyetlerin Gelişimi   Oxford Üniversitesi Yayınları 1934
  2.  Sezer, Baykan Baykan Sezer ve Türk Sosyolojisi, Sosyoloji Yıllığı –İstanbul, Kızılelma Yayınları (2004)

 

 

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz