OLMASA DA OLUYOR BAZEN

OLMASA DA OLUYOR BAZEN

İndirimler, kampanyalar, reklamlar... Pek çok farklı kanaldan sürekli almaya, alışveriş yapmaya yönlendiriliyoruz. Ne yazık ki çoğu zaman da ikna olup ihtiyacımız dışında bir ton kalabalıkla evin yolunu tutuyoruz. Peki bundan kurtulmanın bir yolu var mı? İsterseniz yazıya bir göz atın, benim işime yarayan bu yöntem, henüz uygulamıyorsanız belki sizin de işinize yarar.

 

Bir türlü bitmek bilmeyen krediler, sayfalarca uzanan kredi kartı ekstreleri, hep bir sonraki aya devreden borçlar... Ne yazık ki bunlar hemen hepimizin hayatının bir gerçeği oldu. Artık hiçbirimiz borçtan korkmaz olduk. Evet, tamam; atalarımız, “borç yiğidin kamçısıdır” demiş de emimin çoğumuzun atasının kemiği sızlardı; o son moda çizmeler için, ya da bilmem hangi markanın bilmem kaçıncı model telefonu için aylarca borç ödediğimizden haberdar olsa...

Peki ama neden? Neden birilerinin bizleri sürekli bir şeyler almak için yönlendirmesine hatta biraz daha ileri gideceğim kandırmasına müsaade ediyoruz? Güzel gözükmek için gerçekten o çizmelere ihtiyacımız var mı ya da zannettiğimiz gibi o son model telefon cebimizde olduğunda bizlere statü kazandırıyor mu? Gerçekten iyi gözükmek, iyi hissetmek ya da ne bileyim saygı görmek için illa satın almaya, ya da ne anlam yüklendiyse o nesneye, öyle hissetmek için ona sahip olmaya ihtiyacımız var mı? İlla bereketli cumalarda, yılbaşlarında, sezon sonlarında, sezon başlarında, bayramlarda, seyranlarda alışveriş yapmak şart mı?

Bir reklam vardı, eminim benim gibi birçoğunuz da anımsayacaktır. Bir eğitim kurumunun yardım bağışı ile ilgiliydi ve “olmasa da olur” şeklinde şarkı sözüydü mottosu. Reklamda tam da satın alma eylemi gerçekleştirilecekken vaz geçiliyor ve arkadan “olmasa da olur” diyen şarkının sözleri duyuluyordu.

Bu reklam filmi beni öyle çok etkiledi ki inanamazsınız... Çarşı, Pazar, mağaza, online alışveriş siteleri, hatta market... Elimde değil; seviyorum. Ne zaman canım sıkılsa kendimi en yakın AVM’ye atıyorum. Ama... İşte tam da burada, o reklam filminden sonra hayatımda kocaman bir değişim gerçekleşti. Elimde değil seviyorum gezmeyi demiştim ya hani. Ama artık alışveriş yapmadan çıkmayı başarıyorum mağazalardan. Ne zaman elime bir şey alsam ya da sanal sepetime bir ürün atsam, hemen o reklam geliyor aklıma ve soruyorum kendime; olmasa da olur mu? İnanın öyle işe yarıyor ki...

İtiraf edeyim hala var ihtiyaç fazlası bir ton şey hayatımda ama artık yenilerini eklemiyorum en azından. Aksine mevcutlardan da kurtulmaya çalışıyorum, yavaş yavaş da olsa. Kendimi özgürleşmiş ve hafiflemiş hissettiriyor bu bana. Artık ihtiyacım olduğunda, ihtiyacım olan kadarını almaya gayret ediyorum ve bir anlam yüklemekten özellikle kaçınmaya çalışıyorum aldıklarıma. Sözlükteki anlamı neyse bir çizmenin ya da telefonun benim için de o kadar anlamı da değeri de...

Belki de pek çoğunuz zaten uyguluyorsunuzdur. Ama henüz keşfetmediyseniz eğer, dilerseniz sizler de bir deneyimleyin, ne kaydedersiniz. İhtiyacınız olduğunu düşündüğünüz o şeyi elinize aldığınızda, bakın ona ve sorun, “olmasa da olur mu?” diye. Hiç olmazsa vaktinizi ayırıp sonuna kadar okuduğunuz bu yazının hatırına, olmaz mı... Belki kredi kullanmaktan, kredi kartı borçlarından tamamıyla kurtulmak mümkün olmayabilir ama hatırı sayılır derece fark eder... 

Ayşe Koyuncu

Sosyolog Gazeteci

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Ayşe  Çal Koyuncu
Merhaba, ben Ayşe  Çal Koyuncu

Yazımı beğendiyseniz ne mutlu, sosyal medyada paylaşarak dergimize katkı sağlarsanız çok memnun oluruz.

Son Yazıları
Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz