KESİTLERDEN TOPLUMA BAKABİLMEK:GEORG SİMMEL SOSYOLOJİSİ

 

         

  KESİTLERDEN TOPLUMA BAKABİLMEK : GEORGE SIMMEL SOSYOLOJİSİ

Georg Simmel, 1858'de Berlin'de Yahudi bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Başarılı bir ailenin iş adamı olan babası aslen Yahudi olup daha sonra Katolikliğe geçmiştir. Yahudi kökenli olan annesi ise Protestan'dı. Çocukluğunda Protestan olarak vaftiz edilmiş olmasına rağmen toplumsal kökeni (Yahudilik), Simmel'in yakasını hayatı boyunca bırakmamıştır. Ergenlik yıllarında babasını kaybeden Simmel'in annesi ile de duygusal açıdan mesafeli bir ilişkisi olmuştur.

Simmel, liseyi bitirdikten sonra Berlin Üniversitesi'nde Felsefe eğitimine başlamış ve 1881 yılında doktorasını tamamlamıştır. Yahudi olması nedeniyle farklı engellerle karşılaşmış buna rağmen kariyerinde birçok başarıya sahip olmuştur. Simmel, özel hoca olarak ünü ve sanatçılar, eleştirmenler, yorumcular, gazeteciler ve yazarlarla aktif ilişkileri sayesinde heyecan verici ve dolu dolu bir hayat sürdürdü. Çok iyi tanınan bir aydın olması Simmel'in gerçek bir akademik konuma kavuşabilmesi için yeterli olmadı. Akademik kadro bulma çabasına rağmen 15 yıl özel hoca olarak kalmış ve 1901 yılında ücret ödenmemek şartıyla Berlin Üniversitesi'nde yardımcı profesörlük statüsüne sahip olmuştur. Simmel nihayetinde 1914 yılında Strasbourg'da düzenli akademik bir kadro alabilmiştir. Önde gelen bir üniversitede kürsü edinme yönündeki çalışmaları 1915'te Heidelberg Üniversitesi'nde başarısızlıkla sonuçlanmış, 1918 yılında ise kanserden dolayı hayatını kaybetmiştir.

                           SİMMEL SOSYOLOJİSİNİN REFERANS KAVRAMLARI

Simmel sosyolojisini oluştururken " toplumsal etkileşim " kavramına öncelik vermekle birlikte çatışma, para ve dolaylı varlık olarak insan kavramlarına da başvurmaktadır. Bu kavramlardan ilki olan çatışmayı ele alacak olursak, Simmel'in çatışmayı anomi yaratan bir durum olarak değil de bir tür birlik sağlama yolu olarak değerlendirdiğini görmekteyiz. Ona göre çatışma, bireylerin sayısız amaçlarına toplumsal bağlamda ulaşma aracıdır. Toplumsal çatışma bir amacın aracıdır.

Simmel sosyolojisinin diğer önemli kavramı ise "para"dır. Bu kavramı kullanmasındaki önem ise paranın toplumsal etkileşim biçiminde ilişkilerde adeta bir sabitleyici görevi görmesi ve onun aracılığıyla toplumsal etkileşimin tekrar tekrar üretilmesidir. Simmel, aracın amaca dönüşmesinin örneği olarak parayı göstermiştir.

Eşitleyici biricik sembol olarak para, her şeyi formsuzluğa, renksizliğe ve salt nicel olgulara indirgemekte, estetik, hakiki düşüncenin, bireyselliğin ve ruhun gerçek düşmanı olarak ortaya çıkmaktadır.

Paranın toplumsal etkileşimi şiddetli bir şekilde değiştirmesinin sonucunda, modernitenin de negatif yönü olarak ortaya çıkan nesnel kültürün, öznel kültüre olan baskınlığı Simmel'in " kültürün trajedisi " olarak isimlendirdiği kavramı ortaya çıkartmıştır.

Simmel'in sosyolojisinde birey ile toplum arasındaki etkileşimin anlaşılabilmesi için başvurduğu kavramlardan bir diğeri ise " dolaylı varlık olarak insandır". Bireyin öznelliğinin kaybedilmesi ve nesnel kültürün egemenliğinin bir göstergesi olarak ortaya çıkmaktadır. Simmel, doğasında pratik hayatın temel üçlemesinin ( arzu- araç-amaç ) ortasındaki terimi çoğaltmak ve dallandırıp budaklandırmak olan insan, nesnel kültürün sapkınlıkları arasında, kendi üretimi olan, kendi içinde birleştirici bir amacı olmayan teknolojik düzende kaybolur. Bu da teknolojinin saçmalığıdır.

Toplumun " ne'liği " problemini karşılıklı etkileşim kavramı ekseninde değerlendiren Simmel, rastlantısal kesitler üzerinden toplumsal anın fotoğrafını çekmekte ve toplumsal etkileşim biçimlerini analizlerinde kullanmaktadır. Dönemi içerisinde pür bir akademisyen tavrından farklı olarak hayata dair pasajlar ortaya koyması, Simmel'in toplumsal düzeni gündelik hayattan bağımsız bir şekilde ele almadığının en güzel göstergesidir. Simmel'in çok yönlü düşün dünyası moderniteden, etkileşim biçimlerine, paradan metropole kadar farklı alanlara ilişkin yaptığı sıra dışı tespitler onun yaşadığı dönem içerisinde fark edilmesini sağlayan ve düşüncelerinin günümüze ulaşmasını sağlayan noktalardır.

                                                   KAYNAKÇA

                                Sosyoloji dergisi, Yıl 2018, Sayı 37 s:81-99

                                Sosyoloji -tarihi- 2/11 /index.html. 10.09.2021

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz