GÖLGENLE YÜZLEŞMEYE VAR MISIN?

Hepimiz sağlıklı bir duygusal sistemle doğarız. Bu bize ilahi gücün bir armağanıdır. Doğduğumuzda kendimizi kabul eder ve severiz.  Zamanla çevremizden hangi davranışların kabul göreceğini, hangilerinin reddedileceğini öğreniriz. Bu öğrendiklerimiz bizim davranış örüntülerimizi oluşturur. Bir süre sonra içimizde birbirine zıt duygular oluşmaya başlar. Cesaret-korkaklık, hoşgörü-önyargı, sevinç-üzüntü, güven-güvensizlik gibi. Sırlarımız, bastırılmış duygularımız kabul edilemez gördüğümüz ve uzaklaştırmaya çalıştığımız, bazen de haberdar bile olmadığımız yanlarımız. Belki de hayat boyu saklı kalacak yönlerimiz. .Carl Gustav Jung buna “gölge kişilikder Baskı altına aldığımız her şey bizim bir parçamız haline gelir. Biz bu yanlarımızı onaylamadığımızdan baskılarız. Çünkü insan benliğinin kabul etmediği taraflarını susturma eğilimi vardır.

 Nasıl fark edeceğiz gölge yanlarımızı? Yazının başında da belirttiğimiz gibi çevreden reddedilen ya da onaylanan sayısız davranış, duygu ve düşünce kalıbını deneyimleriz. Kabul ve onay görmek isteriz. Bu davranışların dışına çıktığımızda da yargılanmış, ayıplanmış, cezalandırılmış hissederiz. Bu olumsuz duygulardan kaçmanın yolu ise gölge geliştirmektir. .Öncelikle baskıladığımız yanlarımızı iyi gözlemlememiz gerekir. Örneğin hayatımızda istemediğimiz halde sürekli kendimizi aynı durumun içinde buluyorsak ya da başkaları tarafından eleştirildiğimiz yönlerimizi kabul edemiyorsak gölgelerimizin kontrolünde olma olasılığımız yüksektir. Bir başkasında gördüğümüz olumsuz yön bizi çok rahatsız edebilir. Bu olumsuzluk bizi neden bu kadar rahatsız ediyor? Veya bizde neyi tetikliyor? Dikkat edelim bu duyguyla hayatımızın bir yerinde mutlaka karşılaşmışızdır. Bizde olmayan ve tanımadığımız bir duyguyu yorumlayamayız. Gölgeleri tanımanın bir diğer yolu da farkına varmadan yaptığımız “yansıtma”. Kendimizde kabul etmediğimiz bir şeyi başkasında daha kolay görürüz. Onlarla uzlaşıp, sisteme entegre etmediğimiz sürece hayatı algılama şeklimizi, ruhsal durumumuzu, hayat yolculuğumuzu olumsuz etkilerler. Hayat boyu gölgelerimizle yaşamaya mecbur kalırız.

Onlar tarafımızdan kabul görmek isterler. Oysa bizim kendimizle kavgamız hiç bitmez. Çünkü tüm zıtlıkları içimizde taşırız. Ancak… Gölgelerimizin olumlu yönleri de vardır. Bize bir yol göstermek kimi zaman bizi korumak için görev sıralarını beklerler. Eğer kurbansak içimizdeki kurban eden tarafı bulmalıyız.  Ama “ego” buna izin vermez. Karşımıza hemen “ama” ve “eğer” ile başlayan cümleler çıkarır. Onlarla mücadeleden vazgeçip potansiyelimizin farkına varabiliriz. Gölgeleri tanımak için kendimize şu soruları sorabiliriz. Ben, benim gözümde nasıl biriyim? Kendimde görmekten hoşlandığım ve hoşlanmadığım şeyler nelerdir? Ebeveynlerimde görmekten hoşlandığım ya da hoşlanmadığım hangi özellikler bende var? Bu özellikleri yansıtma şeklim nedir? Birisi benim hakkımda ne söylerse rahatsız olurum? Neyi düşünmek beni çok korkutuyor? Korktuğumu yaşasam ne olurdu? Bana hangi söz ya da davranış kendimi iyi ve ya kötü hissettirir? Başkalarından neleri talep etmekten korkuyorum? Talep etsem ne olurdu?

İçimizde keşfedilmeyi bekleyen kocaman bir evren var. Sorunumuz içimizdeki olumsuz duygular değil, bunlarla yüzleşememek ve iç sistemimizle uyumlandıramamak. Onları kabullenip bize olan hediyelerini sevgiyle kullanalım.

                                                                           Aile danışmanı

                                                                 Serpil Kanarya   

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Serpil Kanarya
Merhaba, ben Serpil Kanarya

Yazımı beğendiyseniz ne mutlu, sosyal medyada paylaşarak dergimize katkı sağlarsanız çok memnun oluruz.

Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz