DUYDUK DUYMADIK DEMEYİN EKONOMİ BÜYÜYOR

Dünya kurulduğundan beri ve insanlığın var olmasıyla birlikte birçok sorunlarla karşı karşıya gelmekte ve gittikçe bu sorunlar hızla artış göstermektedir.Paranın bulunmasıyla ve ticaretin gelişmesi üretim ve tüketim araçlarının artmasıyla ekonomi faktörü ortaya çıkmıştır.Ortaya çıkan bu faktörle  birlikte çevre felaketleri,açlık, yoksulluk ,çocuk istismarları,hayvanların katliamı,cinayetler ve savaşların yarattığı yıkımdan çağdaş köleliğe kadar çözüm bekleyen sorunlar mevcut.

Son 200 yılda gelişen teknolojinin beraberinde getirdiği dönüşümler ve iktisadi düzensizliklerin devam etmesi ekolojik tehlikeleri de beraberinde getirmektedir.Bu düzensizlik özellikle toplumsal düzensizlik ,eşitsizliklerin patlamasıyla yeni fakirlik ve dışlanma biçimlerinin ortaya çıkması emek değerinin düşmesi,iktidarın derin rahatsızlığıyla kitlesel işsizlik,akıl dışılığın ilerlemesiyle,milliyetçiliğin ve yabancı düşmanlığının artmasıyla göstermektedir.

Ekonomik büyümeyle birlikte biyosfer üzerindeki zararlı etkileri bir yana bir de dünya nüfusunun artmasıyla büyüyen mal ve  hizmet dağlarını üretirken teknolojinin gelişimindeki  uçurum git gide artarak mesafe katetmektedir.Buradan ekonomik büyümeden hiçbir şekilde faydalanamayan en yoksul kesim ve orta sınıf ekonomik krizlerin bedelini ödeyen kesim olmuştur.

Ekonomik büyüme derken  bunun sadece bir SLOGAN  olarak büyüme olduğunu görmekteyiz.Her ne kadar büyüme oranlarının iyi olduğunu düşünsekte ardındaki gerçeğin bırakın küçülmeyi,düşük büyüme oranlarının kötü olduğu inancı ,daimi  doğru günlük haber bültenlerinin evrensel varsayımıdır.

Ekonomik büyümenin yaratmış olduğu sosyolojik etkiler:

Dünyanın bir kısım ülkeleri refah zenginlik içinde yaşarken,diğer ülkeler fakirlik ve açlıkla mücadele etmektedir.

Çevresel olarak hammadde kaynakları bilinçsizce tüketilmektedir.

Doğada var olan bitki türleri,hayvanlar diğer habitatlar zarar görmekte ve doğanın yoksullaşmasına soy tükenme hızının artmasına neden olmaktadır.

İnsanlığın insanlıktan çıkmış diğer hali ise kitlesel silahlarla savaşların can ve mal kayıplarına yol açarak ortaya çıkan kanlı bir ekonomik büyüme.

Buradan çıkarılabilecek tek sonuç;ekonomik büyümenin tüm herkesin barış içinde eşit şartlarda ve güvenliği sağlayarak yaşanılabilir bir dünya ortamının yaratılmasına yönelik çabaları,engellediği engellemeye de devam edeceğidir.

David Srota’nın belirttiği gibi:”Ticaret politikasında ciddi reformları savunan  bizler,yıllardır şirketlerin en iyi  sömürebilecekleri işgücü biçimlerini bulmak için dünyayı dolaşmalarına izin veren küresel ekonomi politikaları yaratmaya çalıştıklarını iddia ediyoruz.

KAYNAKLAR:

1.BASKI İSTANBUL,MART 2013

ÇEVİRİ:İLKNUR URKUN KELSO

KAYHAN MATBAACILIK

İSMAİL KILINÇ

1.BASKI ,ANKARA, ARALIK 2010

SÖZKESEN MATBAASI

Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Ceylan Sürül
Merhaba, ben Ceylan Sürül

Yazımı beğendiyseniz ne mutlu, sosyal medyada paylaşarak dergimize katkı sağlarsanız çok memnun oluruz.

Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz