AİLE İÇİ İLETİŞİMDE EMPATİ

         AİLE İÇİ İLETİŞİMDE EMPATİ

Ailenin oluşumu için iki farklı kültürden iki farklı insanın bir araya gelmesi ve ortak bir kültür oluşturması gereklidir. Farklı iki kültür dediğimizde günlük alışkanlıklardaki farklılıkların  yanı sıra, yaşam olaylarına karşı da farklı tepkiler vermeleri de olağan bir durumdur. Bir insan kendisini öteki ile ilişkilendiği noktada görebilir, tanıyabilir. Etkileşimlerinde nelere tepki gösteriyorsun, neleri hoşgörü ile karşılıyorsun?

Çocukluk çağı yaşantılarımız kişiliğimizi, karakterimizi, temellendirdiğimiz yıllardır  ve hiç kimse temellerinin sarsılmasından hoşlanmaz, bunu kabul edemez. Peki iki farklı kültürden gelen insanların ortak bir dil üretmesi nasıl mümkün olabilir?

Empati diye bir kavram vardır; kendini bir ötekinin yerine koyup onun gözüyle bakabilmeyi ifede eder. Bu kavram aile içi iletişimde de kıymetli bir kılavuz olabilir bize.Bu; tanımlarken, cümlede kullanırken kolay, ancak uygulamada zor bir kavramdır.

İletişim sözlü olduğu kadar sözlü olmayan mesajlar içeren bir süreçtir.Etkileşim ise konuşmanın ötesinde kapsayıcı bir yerde durur. Sağlıklı aile yapılarında etkileşimin güçlü olduğunu biliyoruz.

Peki sağlıklı aile nasıl olur?

Birbirini olduğu gibi kabul edebilen değiştirmeye çalışmayan, duygu ve düşüncelerini ima yoluyla değil de açık bir şekilde ifade eden bireylere sahip olan bir aile için sağlıklı aile tanımını kullanabiliriz. Aile sağlıklı olduğunda, ebeveynler çocuklarına güvenli bir ortam hazırlamış olur. Sevgi aktarımında kesinti olmaz ve çocuklar kendilerini değerli hissederler.

Sağlıksız aile yapılanmasında ise anne-baba mutsuzdur.Birbirlerinin ihtiyaç ve gereksinimlerini karşılayamadıkları gibi çocuklarının da duygusal-sosyal ihtiyaçlarına duyarsız kalırlar. unutulmamalıdır ki fiziksel ve maddi ihtiyaçların yanı sıra insanın psiko-sosyal ihtiyaçları da en az diğerleri kadar elzemdir.

Sağlıksız aile ortamında bireyler arası iletişimi engelleyen belli başlı faktörler göze çarpar. Eleştirme, Yargılama, Suçlama, Alay etme gibi davranışlar ailede iletişimi bozan çıkmaza sokan başlıklardır.

Aile içinde en yaygın görülen iletişim biçimi yüzeysel, yalnızca gereksinimlere dayanan iletişim biçimidir.Günün nasıl geçti? Neler yaptın? Sınavdan kaç aldın? Denemeden kaç net çıkardın? Bu ayki harcamalar , faturalar ödemeler vs..

Oysa etkileşime dayalı bir iletişimde karşımızdakinin yaşam olayları dışında, duygularının da paylaşımına alan açan bir yer vardır. Yaşanan hayal kırıklıkları, öfke patlamaları, kızgınlıklar, bizi mutlu eden güzellikler….Tüm bunların da paylaşılması, etkin bir şekilde dinlenilmesi, kabul edilmesi gerekir.

Yüzeysel kurulan aile içi iletişim zamanla paylaşımları azaltmaktadır. Bireyler arasına mesafe koymaktadır.Bu durum aynı evin içinde yaşayan ancak birbirine yabancı hale gelen aile bireylerinin oluşumuna neden olmaktadır.

Çözüm ise; can kulağıyla, tüm varlığıyla karşındakini olduğu gibi kabul etmekten ve empati kurarak anlamaktan geçer. Peki nedir bu empati?

Önce ne olmadığını açıklamaya çalışalım; eşin yada çocuğun bir duygu patlaması yaşadığında, ne oldu şimdi böyle saçma bir davranış da neyin nesi, hiç anlam veremiyorum dediğin nokta empati kurulmamış noktadır. Karşımızdaki kişinin duygu ve düşüncelerinin açığa çıktığı noktada kendi kalıp yargılarımızla, otomatik düşüncelerimizle bir sonuca varma teşebbüsüdür. Oysa empatinin gereği olarak önce önyargılarınızı bir kenara bırakmamız ve onu sadece ifadeleri üzerinden anlamamızı ve dinlememizi gerekli kılar.

Empati kuran kişi sözlü ifade ile seni anlıyorum şuan kızgınsın. Böyle düşünmene ne sebep olmuş olabilir, anlatabilirmisin? gibi dönüşlerle aktif bir dinleyicidir. Bunun yanı sıra biliyoruz ki iletişimde sözlü ifadeler %20 etkili iken , beden dili %80 etkilidir. Beden dilini kullanarak başı ile onaylama, elini omzuna koyma,göz teması ile onu tam ve etkin dinlediğini belli etme, ona yönelip seni dinliyorum ve buradayım mesajını verme… tüm bunlar iletişimde çok güçlü faktörlerdir.

Çorba karıştırırken çocuğunun arkadaşıyla yaşadığı problemin sadece olay örgüsünü anlarsın; duygu derinliğine inemezsin…Elindeki telefonla mesaj yazarken aynı zamanda eşinin o gün karşılaştığı zorluklar ile ilgili fikir sahibi olabilirsin ancak onun ne hissettiğini kavrayamazsın. 

Empati; ötekinin yerine kendini koyabilmek ve ne hissettiğini anlayabilmektir demiştik.Peki ben karşıdakinin yerine kendimi nasıl koyacağım, bu nasıl mümkün olabilir?

Bunun mümkün olması için önce kendi farkındalığımı artırmak gerekir. Olaylara nasıl tepki veriyorum? hangi durumlarda aşırı tetiklenme yaşıyorum? Gösterdiğim tepkilerin ne kadarı benimle ilgili, ne kadarı karşımdakiyle? Bunları ayıkladığımda adeta pirincin taşını ayıklamış gibi olurum. Çünkü insan kendini kapsayabildiği ölçüde ötekini de kapsayabilir.ve olayların üstünde, duygu dili ile etkileşime geçebilir.

Günümüzde aile içinde bireylerin en çok ihtiyaç duyduğu şey; önemseniyor, değer görüyor olmak. insan kendini değersiz ve önemsiz hissettiği yerde durmak istemiyor.Anlamını yitirmiş hissediyor.Ve bu anlamsızlık insana iyi gelmiyor. İnsan insanın yurdudur. insan anlaşıldığı ölçüde özgüveni artar ve çevresine güven yayabilir. Ve insan;kendi değerini ancak ötekinin aynasında farkedebilir.Vakit hiçbir zaman geç değildir. olumsuz tutum ve davranışlarımızın değişmesi için ilk koşul, buna gönüllü olmaktır.

 Ne demiş Neşet Ertaş;

Geçinmeye gönlü olan geçinir,

Anlaşmak isteyen orta yolu bulur.

Telafi etmek isteyen eder, önemseyen gösterir.

Kısacası ben böyleyim diye bişey yok

Ben sana karşı böyleyim diye birşey var.

Dikenine katlanamadığın gülü incitme.

Zorluğuna göğüs geremediğin yari sevme….

                                                                                             Ayşe Gül  Bayoğlu

                                                                                          Aile danışmanı/Sosyolog

Planlı Yolculuk
GÖKÇE KAZANCIOĞLU
Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
Yorum Yaz
Ayşegül  Bayoğlu
Merhaba, ben Ayşegül  Bayoğlu

Yazımı beğendiyseniz ne mutlu, sosyal medyada paylaşarak dergimize katkı sağlarsanız çok memnun oluruz.

Son Yazıları
Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz