Anneler Günü

  • Sosyologca Bakış Kategorisi
  • 5 Mayıs 2022 Perşembe Yayımlandı
  • 115 Kez Okundu
Anneler Günü

www.sosyologdergisi.com

Anneler Günü,

Bir sabah uyanıyorum zamansız, yine yoksun sen yanımda
Yastığıma hayallerim düşmüş ve inci, inci gözyaşlarım
Geceyi düşündüm bir kez daha
Kokun vardı sanki odamda ve son hediyen masumiyetin çiçeği beyaz güller..
Kurumuş da olsalar inan ki hala başucumda
Yokluğun yağmurlara yazı yazmak kadar zormuş meğerse biliyor musun?
Boğazım düğümleniyor işte, yine bir seher vakti yaşıyorum
Saymıyorum, sayamıyorum zalim yılları
Ben benden vazgeçmişim, bir de senden
Çünkü bilirim ki gelemezsin
Kader tam alnımın ortasından vurmuş sanki
Kızıla boyanmış düşlerim anne (Emine Tokgöz)

Varlığımızın müsebbibi anneler; anneler gününüz kutlu olsun.

Yer yüzünde cennet nerededir deseler annemdedir, annemdir derim. Sevgi duygularımın zirvesi, dertlerimin eridiği teselli sözleri ile çepeçevre beni kuşatan anne varlığı sensizlik yalnızlık olmuş, sensizlik hüzne dünmüş lakin daha da üzüldüğüm sana kıymet vermeyenlerin senin üzerinden çıkar sağlamaya dönük davranışları yok mu bu beni kahrediyor. Yıl da bir defa anneler günü adı altında bir günü öne çıkarıyor ve insanlığa annelik üzerinden bir davranış öğretmeye kalkıyor, anneliği maddi bir takım değerler ile maniple ederek kendi çıkarcı dünyasını büyütüyor. Bir güne sığdırılmayacak kadar ulvi bir güne sığdırılmayacak kadar elzem bir varlığın adıdır anne….

Son zamanlarda maddi dünyanın efendisi olan kapitalist düzen tüm kutsalları kullandığı gibi anneliği de kullanmakta ve bunun üzerinden kendi varlığını zirveler taşımaya çalışmaktadır. Bunu yaparken de duygusallığı, kutsallığı kullanmaktadır.  Bu tarz kutsalları kullanmak adına tam teçhizatlı bir şekilde de tezgâhına yatırım yapmaktan da geri durmamış.

Günümüzde, kitle iletişim araçlarının etkisiyle tüketim kültürü sürdürülmekte, iletişim mesajları ile müşteriler alışveriş eğilimlerinde motive edilmektedirler. Bu araçların başında yer alan reklam, tüketim kültürü ile popüler kültürü bir arada yoğurarak kullandığı göstergeler ve imajlar sayesinde sembolik güç oluşturmakta (Featherstone, 1996, s.97) ve doğrudan ve/veya dolaylı anlamlar yaratarak ürün ve hizmetlerin tüketimine yönelik müşterileri etkilemektedir (Karaca ve Papatya, 2011, s.479). Özellikle Türkiye gibi kollektivist ülkelerde bir arada kutlanan özel günlerde markalar kullandıkları iletişim stratejileri ile tüketimi alevlendirmektedirler. Tüketimin doruk noktasına ulaştığı özel günlerden biri olan Anneler Günü’nde tüketim çılgınlığı yaratılarak, dilsel ve görsel öğeler kullanılarak hediye vermenin önemi tüketicilere sunulmaktadır. Bir özel gün kutlaması olarak Anneler Günü’nün bir hediye alma ritüeli haline dönüşmüş olması ve bu ritüelin toplumsal değerler ışığında oluşturulan annelik mitini temsil eden öğelerden oluşan özel gün reklamları aracılığıyla güçlenerek tüketim kültürü yaratması önemli bir konudur. Reklamlar aracılığıyla tüketicilere hediye almaları gerektiği hatırlatılmaktadır. Reklam metinlerinde hediye ve değer verme kavramları işlenmekte, bugüne özgü bazı ürün gruplarını sunan markalar özellikle öne çıkmaktadır. Hediye tercihleri belirlenirken çoğunlukla annelik miti ev içi ‘görünmez’ emek gücü ile özdeşleştirilerek evle ilgili ürünler tercih edilmektedir. Duygusal yönü ön planda tutulan özel günlerde hediyeleşme ritüeli gün geçtikçe ticarileşmekte, perakende karını arttıran zamanlar olarak değerlendirilmektedir. Özel günlere verilen önemin artmasıyla insanlar daha fazla tüketime yönlendirilmekte ve toplumsal değerler değiştirilmektedir. Toplumların zihinlerine anlamlı değerlerin ancak bir takım maddi karşılıklarla anlamlı hale geleceğinin mesajını vererek gerçek değer ölçülerini tahrif etmektedir. Bu nedenle bilinçli farkındalık ekseninde tutum ve davranış geliştirmek hem insani hem de anlamlı olacaktır.

Anneniz hayatta ise onu ihmal etmeyin, hayatta değilse rahmet dilemeyi eksik etmeyin. Tüm anneler ve anne adaylarına selam olsun. Cennet annelerin ayakları altındadır hadisi şerife de değinmeden geçemeyeceğim, çünkü bu hadisi ben biraz farklı yorumlamak istiyorum. Öncelikle belirtmem gerekir ki tüm insanları bir anne yetiştirmektedir. Annelerin yetiştirdiği insanlar toplumları oluşturmaktadır. Toplumdaki işleyiş ve ilişkilerin en belirleyici özelliği ise ahlak eksenli bir değerin istenmesi ve özlenmesidir. Bu ahlak ve değerleri yeryüzünde kalıcı kılacak olanların başında anneliğin eğitimsel yönü gelmektedir. Bu yönüyle cenneti oluşturmak annelerin elindedir ve cennet onların ayaklarının altındadır. Annenin yetiştirdiği bireyler bazen devlet başkanı bazen öğretmen bazen doktor bazen mühendis vs gibi topluma hizmet eden görevlerde bulunabilirler bu yönü ile de anneliğin fonksiyonları toplumun her alanına dokunan bir güçtür. Merhamet timsali anneliği tekrar inşa ettiğimizde dünya kurtulacaktır. Zira dünyayı merhamet kurtaracaktır. Sevgi ile kalın.

Necdet TOPCU

Son Güncelleme Tarihi :
Yorumlar
Henüz Yazıya Yorum Yapılmamış. İstersen İlk Yorumu Sen Yapabilirsin.
    Yorum Yaz
Yazı Paylaş
Kategoriler
Sosyoloji Gündeminden Anında Haberdar olun.

Bültenimize Üye Olarak yayınlardan ilk siz haberdar olabilirsiniz